enough is enough (aka yeterse yeter)
son zamanlarda aynı şeyleri günde binsekizyüzoniki kez konuşmaktan öyle bunalmış ve sıkılmış durumdayım ki anlatamam.
kabul, böyle şeyler genelde yedi senede bir olur ve bol bol konuşulur. konu hakkında yorum yapan insanların iyi niyetinden şüphem yok ama kendimden esirgediğim hoşgörüyü bir başkasına gösterecek değilim. yeterse yeter. zaten ağzım iyice bozuldu son günlerde, başlamayayım yine.
ikinci bir emre kadar kendime bu konu hakkında yorum yapmayı ve düşüncelerimi açıklamayı yasakladım. öss zamanında konu tekrarını bu kadar çok yapsaydım kesin oxford teknik üniversitesini kazanmıştım. boşuna dememişler “tarih tekerrürden ibarettir” diye.
bir de “hafiza-i beşer nisyan ile malüldür” lafı vardır. konu ile pek alakası olmayabilir ama severim.
şimdi çilek tarlalarında olmak vardı anasını satayım. bir de elimiz yarin yanağında olsaydı.