Barış Manço vol.1

Nihat Genç’in zamanında Barış Manço hakkında yazmış olduğu bir yazı geldi aklıma.. çok ağır hakaretlerle dolu bir yazıydı.. yok bayağı yok kalitesiz vs. diye.. aslında nihat genç’i okunası bulurum ve okurum ama Barış Manço hakkında yazdıkları konusunda kendisine katılmıyorum, hatta katılmamakla kalmıyor sakinleşmesi için kendisine bir içki almasını ve üstüne rahat bişeyler giymesini tavsiye ediyorum. yazının linkini versem fena olmaz aslında.. bi ara bakarım artık..

çok seviyorum böyle kendi kendime konuşarak yazmayı.. ne kadar da naif ve hassas bir insanım.. adeta nesli tükenmekte olan bir istanbul beyefendisiyim.

hep böyle yok Queen 1 yok Barş Manço vol.1 yazıyorum. kendi kendimi baskı altına alıyorum salak gibi.. insanda gereksiz bir beklenti yaratıyor.. iş hayatı da böyle.. buradan iş hayatına yeni atılmış genç mezunlara seslenmek istiyorum: üstlerinizle sakın çok konuşmayın, konuşursanız da yapacağınız işlerin deadline’ına dair bir saat vermeyin hele önce bunu yapıp sonra da şunu yapacağım gibi cümleleri sakın kurmayın (bkz. ben). ne demişler, söz gümüşse sükut altındır. bırakın işler nasıl gidiyorsa öyle olsun.. sizden istensin.. azıcık aklınız varsa beni dinleyin.

evet, tam bir şerefsiz gibi insanlara manasız tavsiyelerde bulunduktan sonra (bkz. hayat koçu ve türevleri gibi yeni çıkmış meslekler. bi de sizden para istesem tam olurdu ya hadi neyse. bu konu hakkında +18 bir yazı yazmayı düşünüyorum) bu post’un konusuna geri dönebilirim..

siz nihat genç’e bakmayın, Barış Manço inanılmazdır. aslında tarihsel akış açısından Queen’in bir benzeridir.. şimdi diyebilirsiniz ki, sen nasıl bir malsın? nasıl bir benzerlik olabilir barış manço ile queen (yazarken shift + harf yapmaktan sıkıldım) arasında? sorunuzun cevabı yazdığım cümlede.. tarihsel akış diyoruz.. şu blogta üç tane yazı yazdım, ki ikisi queen hakkında.. ne demiştik o zaman? queen’in müziği kaça ayrılıyordu ve neden ayrılıyordu? evet, > 1980 ile < 1980 muhabbeti barış manço açısından da geçerli.. yalnız küçük bir fark var.. tarih 1980 değil.. 1985 denebilir mi? bence denir. bence demem “ben yaptım, oldu” ya bir örnek.. 1985 erken sanırım.. şimdi wikipedia’dan baktım da ayıptır söylemesi.. “24 ayar” albümü yayınlanmış 1985 yılında.. iyi albümdür.. “değmesin yağlıboya” var, 1986 tarihli.. “24 ayar” tartışmasız daha iyidir..

aslında barış manço hakkında değil de emre plak hakkında bir şeyler yazmak istiyorum müsadenizle..

arkadaşım, barış manço’nun neredeyse tüm albümleri emre plaktan çıkmış.. insan adam gibi bir toplama, ne biliyim bir box set vari olaya neden girmez? bu nasıl bir aymazlıktır bilemiyorum.. tamam, box set’i geçtim mevcut albümleri adam gibi bassanız, düzgün bir booklet yapsanız.. iki ay kadar önce “sarı çizmeli mehmet ağa” isimli toplama albümden edindim.. bu arada, cd almak güzel bir şey, açıyorsun, booklet var bakıyorsun.. niye cd alayım mp3 varken diyen arkadaşlara diyecek hiçbir şeyim yok.. manasız bir tartışma çünkü.. neyse, konu konuyu açıyor.. durmak lazım.. emre plak ve cd vs. mp3 konuları hakkında da +18 yazılar yazmak gerekiyor sanırım.. hırsımı alamadım.. ama emre plak’a buraya yazmanın uygun olmayacağı bir küfür ederek konuyu şimdilik kapatıyorum.. cd’de yer alan şarkı numaraları ve isimleri ile cd birbirini tutmuyor.. daha ne diyeyim.. varın siz düşünün..

(devam edecek)

Notes